Mart 2010 için Arşiv

Dünya Sağlık Haftası

Salı, 16 Mart 2010

Dünya Sağlık Haftası

7 – 13 Nisan günleri Dünya Sağlık haftası olarak kayıtlara geçmiştir. Peki Dünya Sağlık Haftasının amacı nedir ?

Sağlık Haftası’nın amacı, sağlık bilgisinin ve yardımının geniş halk kitlelerine ulaşmasıdır. Hafta boyunca insan sağlığı konusunda radyolarda konuşmalar yapılır. Televizyonda sağlıkla ilgili programlar sunulur. Gazete ve dergilerde insan sağlığı ile ilgili yazılar yayınlanır. Bu hafta içinde okullarımızda beden sağlığı, beslenme konusunda bilgiler verilir. Sağlığın önemi anlatılır. Sağlıklı olmanın kuralları öğretilir. Birleşmiş Milletler Örgütü, her yıl bir sağlık konusu seçer. O yıl üye ülkelerde konu üzerinde durulur. Seçilen konu bir hastalık ise bu hastalığın tanımı, belirtileri, iyileştirme yöntemleri anlatılır.
İnsanlar çok eski çağlardan beri sağlığın önemini kavramışlardır. ilkçağlarda insan sağlığının bozulması, doğa dışı güçlerin etkisine bağlanı*yordu. Hastalığın iyileştirilmesi için büyücüye başvuruyorlardı. Uygarlığın gelişmesi ile tıp bilimi ilerledi. Hastalıkların nedenleri bulundu, iyileşme yöntemleri gelişti. Bugün büyücülük ilkel toplumlarda kalmıştır. Tıp bilimi her gün yeni buluşlarla insanlığa büyük yararlar sağlıyor.
Tıp bilimi yalnız hastalıklarla, hasta olan insanlarla ilgilenmez, însan sağlığının sürekliliği, insanların hasta olmadan yaşamlarını sürdürmeleri için araştırmalar yapar. Yeni yöntemler geliştirir.
İnsanların sağlıklı yaşamaları için şu konulara dikkat etmeleri gerekir:
l. Sağlıklı olmak için temizliğe önem vermeliyiz.
Temizlik sağlığımız açısından çok önemlidir. Bedenimizin temizliği, kullandığımız eşyaların temizliği yaşadığımız yerin temizliği gibi ayrıntılarla bir bütün oluşturur.
Yalnız bedenimizin temizliği ya da yalnızca eşyalarımızın temizliği bir anlam taşımaz. Biz ne kadar temiz olursak olalım, eşyalarımız, giysilerimiz kirli olursa biz de kirli sayılırız. Bu durumda bit, pire, ve benzeri mikrop taşıyan canlılar, kolayca bizi bulur, biz de hasta oluruz.
2. Sağlığı bozan etkenlerden sakınmalıyız.
a) Yanlış beslenme, gerekli besinleri almama gibi durumlar, beslen*me bozukluğu sonucunu yaratır, bu da sağlığımızı bozar.
b) Alkollü içki, uyuşturucu madde kullanmak da sağlığı bozar.
c) Zehirli böcek ve bazı hayvanların sokması, ısırması zehirlenmemize neden olur.
d) Sağlığın en büyük düşmanı mikroplardır. Çeşitli hayvanlarla, yiyecek ve içeceklerle, solunum yolu ile geçen mikroplara karşı uyanık olmalıyız.
3. Çevremizi temiz tutmalıyız.
Kişiler kendi sağlıklarını korumada dikkatli oldukları gibi çevre sağlı*ğını korumada da dikkatli olmalıdırlar. Bunun için çevremizi temiz tutmalı*yız. Yerlere çöp atmamalıyız. Çevrede sinek, sivrisinek gibi zararlı böceklerin üremesini kolaylaştıracak ortam yaratmamalıyız.
Çevre sağlığını, çevre temizliğini korumak her yurttaşın önemli görevlerinden biridir.
Sağlık öğütlerini tutalım :
Mevsim özelliklerine göre giyinelim. terli iken su içmeyelim. Havasız yerlerde oturmayalım. Spor yapalım.
Yukarda açıklanan kurallara uyalım. Gerektiğinde sağlık kurumlarına başvuralım. Hastaneler, sağlık ocakları dispanserler, başlıca sağlık kurumlarıdır. Bu kurumlar çalışmaları sırasında birbirine yardımcı olurlar.
Sağlığımızla ilgili bir sorunumuz olduğunda hemen doktora gidelim. Doktorların verdikleri ilaçları tarifelere uygun olarak kullanalım. Kısacası doktorların sağlık konusundaki tüm uyarılarına uyalım.

Gönül Ferman Dinlemiyor Dizisi

Perşembe, 04 Mart 2010

Gönül Ferman Dinlemiyor Dizisi

Kısa bir süre önce Show Tv Ekranlarında Barış mançonun Gönül ferman dinlemiyor şarkısı eşliğinde teaserleri dönen dizi Gönül Ferman Dinlemiyor çok yakında show tv ekranlarında olacak Başrollerini  , Melek Baykal (Gönül) , Engin Şenkan (Ferman) , Oktay Dener (Selami) , Altan Karındaş (Adalet) , Türkü Turan (Hayal) , Mehtap Bayri (Ayten) , Nail Kırmızıgül (Kemal) gibi büyük oyunların paylaştığı dizinin genel özeti ise şöyle ; Gönül ve Ferman birbirlerini çok sevmektedirler, hem de tam otuz senedir. Kızları Hayal ve oğulları Ali ile birlikte yaşadıkları mahallenin en sevilen ailelerinden biridirler. Yine aynı mahallede işlettikleri meyhanelerinde misafirleri gibi ağırladıkları müşterileri, tüm dostlarına kucak açtıkları evlerinde kahkahaları eksik olmaz. Hayal’in uzun süredir işsiz oluşu, Ali’nin haylazlıkları da olmasa hayat adeta mükemmel akmaktadır onlar için, ta ki otuzuncu evlilik yıldönümlerine kadar.

Mahalleli ile birlikte kutlamaya hazırlandıkları bu özel gün onlara hiç beklemedikleri bir sürpriz hazırlar. Ferman’ın en yakın dostu Kemal’i bulan eski arkadaşları Mike, yanında on altı yaşında iki çocuk getirir ve daha da önemlisi onların Ferman’ın çocukları olduğunu söyler. Ferman’ın yıllar önce çok sarhoş olduğu gecede yaptığı hata şimdi ete kemiğe bürünmüş karşısında durmaktadır. Mike’ın kız kardeşi, çocukların annesi Jane üç yıl önce kaybolmuştur. Mike, kardeşini bulabilmek umuduyla bir dedektif tutmuştur ve şimdi bulunan ipuçlarını değerlendirmek üzere İngiltere’ye gitmesi gerekmektedir. Ferman’a düşen şey çocuklara yani Tommy ve Suzy’ye sahip çıkmaktır.

Ferman, yaşadığı şokun da etkisiyle çocuklara nasıl davranacağını bilemez. Bunca yıldır çapkınlık yapan arkadaşı Kemal’i hep uyaran o olmuştur. Kemal ve karısı Ayten arasında hep arabuluculuk yapmıştır ama şimdi nasıl davranacağını bilememektedir. Tek bildiği şey Gönül’ün böyle bir ihanete asla göz yummayacağıdır. Üstelik kayın validesi Adalet’i de haklı çıkartmaktadır şimdi. Hiçbir zaman evliliklerini onaylamayan, her fırsatta damadını iğneleyen Adalet’in aslında asıl derdi Ferman’ın babası, gençlik aşkı Selami’dir. Ancak bunu asla ifade etmez.

Ferman, tek bir geceyi daha mutlu geçirmek adına Gönül’e bir şey söylemez. Ayten ve Kemal, çocuklara evlerini açarlar. Daha sonra bir çare düşünecek, Gönül’e yavaş yavaş açacaklardır bu konuyu. Jane’den iyi bir haber çıkması durumunda işi daha da kolaylaşacaktır. Ancak babaları tarafından istenmediğini düşünen Tommy ve Suzy’nin Ferman’a yardım etmeye hiç niyetleri yoktur.

Gönül ve Ferman için artık ayrılık çanları çalmaya başlar. Bu durum en çok yıllardır Gönül’ü platonik bir aşkla seven Sezai’nin işine gelir. Mahallenin kebapçısı, meyhanenin mal sahibi, inatçı ve içten pazarlıklı bir adam olan Sezai nihayet kendisi için bir umut olduğuna inanır ve Gönül’ün kalbini kazanabilmek için Ferman’a savaş açar. Sezai’nin kız kardeşi Handan ise Ferman’ı kanatları altına alacaktır.

Bu durumdan en çok etkilenen çocuklar olur elbette. Hayal ve Ali’nin mutlu yuvaları yıkılmıştır. Tommy ve Suzy ise hiç tanımadıkları bir ülkede kendilerine yabancı bir babanın yanında kalmanın sıkıntılarını yaşarlar.

Gönül her ne kadar Ferman’a kırgın olsa da çocukların sorunları ikiliyi tekrar tekrar bir araya getirir. Ali’nin özel hayatındaki sorunlar okula yansır. Bir süre sonra okulu bırakıp internet cafelere takılan Ali hiç bilmediği bir dünyada bulur kendini. Hayal ise sosyeteye kabul edilme derdinde olan zengin bir ailenin oğluna âşık olur. Ancak aile bu aşka saygı duymak niyetinde değildir.

Hikâyemizde aşk da sınanır, sadakat de, sevgi de, saygı da… Gönül, Ferman dinlemez, kimi zaman aşka düşer kimi zaman kaçar aşktan… Ama en önemlisi onları sımsıkı saran o sıcacık mahallede dertler, yüzlerde küçücük bir tebessüme dönüşüverir.

Es Es Dizisi Artık Show Tv’de

Perşembe, 04 Mart 2010

Es Es Dizisi Artık Show Tv’de

Uzun bir ayrılığın ardından es es dizisi 10 mart çarşamba akşamı show tv ekranlarında olacak fakat dizide eksiklikler var en önemli eksik ise ışık hoca (Erdal Beşikçioğlu) dizinin yeni bölümlerinde yok ilk başladığı günden bu güne kadar dizinin gayet bir güzel dizi olmasına ragmen Atv ekranlarında hiç beklenmedik bir anda final olması izleyicilerini üzmüştü ama bu duruma el koyan Show Tv Es Es dizisini kendi Kanalına aldı fakat üzülerek söylüyorumki Çarşamba Günü hafta içi aynı zamanda Canım ailem ve yaprak dökümü gibi dizilerde aynı gün aynı saatte yayımlanıyor bu şekilde giderse dizi en fazla 6 bölüm yayınlanır ve son bulur dizinin günü değişebilirse dizi istenilen izleyici kitlesine ulaşır diye umuyorum .

Nereye Gidiyor Bu Diziler ?

Perşembe, 04 Mart 2010

Nereye Gidiyor Bu Diziler ?

Selamlar Günümüzde nerdeyse dizi izleyemez olduk tüm dizilerde ihanet çekememezlik , hasetlik ve bir çok şey var inanın eş veya dostla oturup dizi izleyemez hale geldik kimisi fazla vurdulu kimisi fazla kırdılı birinde aile içi şiddet birinde ihanet birinde sürekli vurulan vucuduna kurşun girmemiş yeri kalmayan ve ne hikmetse ölmeyen karakterler oluşturulmuş ve en önemlisi ise açıkcası şuan tam anlamı ile izlenebilinecek 2 veya 3 dizi var onun haricinde diğer tüm dizilerde bir entrika veya atraksiyon mevcut, Şimdi size soruyorum nereye gidiyor bu diziler ?

Askerlik 12 Aya Düşecekmi ?

Salı, 02 Mart 2010

Askerlik 12 Aya Düşecekmi ?

Merhaba Sevgili asker adayları ve asker yakınları öncelikle bundan 1 sene önce askerliğin düşeceğine dair bir yazı okumuştum , sizlere baştan belirtmek isterimki askerliğin şuan için düşmesi söz konusu değil nedenine gelecek olursak 2003 yılından bu yana bu söylenti ortalarda dolaşıyor hesaplayacak olursak tam 7 sene oldu bu 7 sene içerisinde ise ortalama 20 tertip (dönem) asker teskere aldı o nedenle böyle şehir efsanesine dönmüş haberleri okuyupta boşuna umutlanmayın ve kimseyide umutlandırmayın 18 aydan 15 Aya düştü zaten askerlik dua edinde askerlik tekrar 18 ay olmasın sizler vatanı milleti koruyorsunuz böyle onurlu bir görev için askerlik düşse ne olur düşmese bende askerlik yaptım 1 gün 1 saat ne demektir çok iyi biliyorum fakat günler geçip askerlik bitiyor . Şimdiden tüm asker kardeşlerime hayırlı Teskereler boşuna umutlanmayın .