‘Genel’ kategorisi için Arşiv

Google

Çarşamba, 07 Temmuz 2010

Google

Merhaba Webmaster Arkadaşlar Bugün Google’yi mercek altına alma kararını verdim . Google şuan Dünya Arama motorları arasında bir dev diğer arama motorlarının korkulu rüyası özellikle Tüm dünyada webmasterlerin ekmek kapısı , peki bu google nasıl kuruldu ve ne olduda şuan vazgeçilmezler listesinde yerini aldı ve her geçen gün servetine ve gücüne güç kattı ? Buyrun Google’nin kuruluş ve başarı hikayesi ;

1996 yılında üniversite öğrencileri Larry Page ve Sergey Brin, BackRub adında bir arama motoru oluşturdular. Bu arama motorunun en önemli özelliği, arama botlarının girilen bir web sitesinin arka plandaki linklerini bulup, analiz edebilmesiydi. Backrub’ın ünü, o zamanlar sadece bulundukları kampüste yayılmıştı.

1998 yılında, Larry ve Sergey motorlarını daha da geliştirdikten sonra, arama motorlarının hafızaya aldığı verileri depolayacak yeterli miktarda sabit disk almak istiyorlardı. Ancak, yeterli paraları yoktu. İki kafadar, çok ucuza buldukları tam 1 terabytelık (1000GB) diskleri kredi kartlarıyla satın almışlardı.

Artık, bulundukları kabuğa sığmayan iki arkadaş, önce Yahoo’nun kurucusu ve sahibi David Filo’ya danıştılar. Filo, iki arkadaşın Google olarak adlandırdıkları arama motorlarının çalışma mekanizmasını çok beğendi. Ve Filo, iki kafadara bir arama motoru şirketi kurmalarını önerdi. Aynı günlerde, Sun Mycrosystems firmasının kurucusu Andy Bechtolshelm’le de görüşen Google tasarımcıları Bechtolshelm’in hem övgülerini, hem de 100.000$’lık çekini aldılar.
Ancak, Larry ve Sergey, bir firma sahibi olmadıkları için bu 100.000$’lık çeki hesaplarına aktaramadılar.

Tüm olup bitenlerin üzerine Larry Page ve Sergey Brin, Google Inc, adında bir firma kurmak üzerine karar aldılar.Bütün yakınlarını gezen ve hedeflerini anlatan iki arkadaş, 1.000.000 $ bularak, firmalarının ilk adımlarını atmış oldular.

98’de, her gün yaklaşık 10000 arama miktarına ulaşan Google.com, aynı yılın Aralık ayında Pc Magazine dergisi tarafından Web’in en iyi 100 web sitesine arasında gösterildi.

99’da günlük arama miktarı 500.000’e ulaşan Google.com cirosunu 25.000.000$’a çıkarttı.

O zamanlardan beri gelişimini sürdüren Google, günümüzde en çok kullanılan arama motoru oldu.

Asker Olmak – 2

Pazartesi, 05 Temmuz 2010

Asker Olmak – 2

Merhabalar Asker Olmak yazı dizimizin 2. yazı dizisine hoşgeldiniz ,

En son yazımda Acemi birliğini bitirip usta Birliğine gitmek üzere dağıtım izninde kalmıştım bugünkü yazımda ise usta birliği hakkında bilgiler vereceğim , Evet 7 Günlük Dağıtım iznimiz göz açıp kapayıncaya kadar bitti ve tekrardan tabiri caizse ana kucağından Hoppala Asker ocağına tekrardan hoşgeldiniz usta birliği Acemi birliğine nazaran askerlik görevimizin kalan kısmını tamamlayacağımız yerdir genellikle usta birliğinde 12 – 13 Ay askerlik süresini geçireceğiniz yer olarak ifade edilebilir . Askerlik sanıldığı kadar zor veya kötü bir yer değildir neden diyecek olursanız çevremde en az 500 tane askerliğini yapıp gelmiş bunlara ben dahilim insan var ve inanın bana hepimiz o günleri tatlı bir tebessüm ile anıyoruz neyse direk olaya dalayım çıkması kolay olsun :D usta birliğinde genelde gruplaşma olayı dediğimiz tertip muhabbeti vardır her tertip birbirini kollar ve üst devreler ise genelde söz sahibidirler ilk zamanlar komutanım dersiniz veya abi :) size iş yaptırırlar veya söz sahibi oldukları için sizi ezmeye çalışırlar bu her bölge için geçerli değildir ,  ilk zamanlar biraz yabancılık çeksenizde 1 – 2 ay içerisinde artık sizde birer usta asker olmuşsunuzdur ve kendi çiftliğinizde ötmeye başlamanıza çok az zaman gelmiştir nedenmi :) çünkü alt devreniz gelmiştir sizden mutlusu yoktur alt devre demek işlerin hafiflemesi kaçamakların artması demektir eğlence gırgır şamata dostluk , arkadaşlık , ihanet , hırsızlık , arsızlık vb. yüzlerce olayı bir arada görürsünüz ama en önemlisi ise Türk Askeri Hiçbir Zaman Yenilmez ve Ölmez Bu Vatanı ise hiç kimse Bölemez sözlerinin ne kadar değerli olduğunu anlayacaksınız. Bugün yine yoruldum malum yaşlandık artık :) kusuruma bakmayın askerlik hakkında merak ettikleriniz var ise konu altından belirtin . Saygılarımla iyi geceler :p

Asker Olmak !

Pazar, 27 Haziran 2010

Asker Olmak !

Her Türk Evladının Vatani görevidir Askerlik 19 Yaşına Giren gençlere muhtarlık tarafından bir kagıt teslim edilir bu kağıdın adı ise Askerlik Yoklaması kağıdıdır. Bu kağıt elimize ulaştığında eğer okumuyor veya askerliğe engel bir husus yoksa 1 sene içerisinde askere gideceğiz demektir , doğal olarak bir çoğumuz korkuyoruz bir çocuğumuz bilmiyor ve doğal olarak merak ediyoruz kimilerimiz ise tezelden gitmek için can atıyoruz tabi sizlere askerlik adına bir kaç bilgi vermek isterim tecrübe sahibi biri olarak ilk etapta Askere gitmeden önce muayene süreci mevcut bu süreçte askerliğe elverişli olup olmadığımız ortaya çıkıyor hemen ardından bir form dolduruyoruz (tabi herhangi bir bonservesi , ehliyet , diploma , meslek belgesi ) bu belgede öğrenim durumundan tutunda hobi ve fobilere yer verilmekte komanda olmak istiyorsanız formda işaretliyorsunuz (Tabi bu sizin elinizde olmuyor vucut yapınız uygun ise komanda olabiliyorsunuz) sonrasında size bir tarih veriliyor o tarihte askerlik şubesine gelip Sülüs(Hangi Bölgede acemi birliğinizin yazdığı belge) kağıdını teslim alıyorsunuz bu kağıt ile birlikte (tren tarifesi üzerinden) yol ücreti takdim ediliyor . Sonrasında gün sayıyorsunuz askere uğurlanacağınız gün  bir bakıyorsunuzki o gün gelip çattı şimdi ayrılık vakti bir güzel uğurlanıp askere yolcu ediliyorsunuz kiminiz o güne kadar ailesinden ayrı yolculuk yapmadı kiminiz ailenizden hiç ayrı kalmadı ama böylesine onurlu bir görev için ailenizden normal askerlik için 460 gün ayrı kalmak adına yola çıkıyorsunuz genellikle askerlik birimine teslim olma saati en son 17:00′a dır bu saate kadar acemi birliğini yapacağınız ilde zaman geçiriyorsunuz ve birliğinize gelip teslim oluyorsunuz ardından ilk fırsatta ailenizi arayıp birliğinize teslim olduğunuzu belirtmeyi unutmayın :) merakta kalmasınlar sonrasında ise Lise veya lisans mezunu iseniz 75 Günlük Bir acemi birliği sizi beklemektedir ilköğretim mezunu iseniz 45 günlük bir eğitimin ardından usta birliğine gönderilmeden 7 günlük dağıtım iznine geliyorsunuz. Bugünlük bu kadar bu yazıları yazarken gerçekten yoruldum kalan kısımları 2. yazı dizimizde devam etmek üzere hoşçakalın .

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Perşembe, 22 Nisan 2010

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Merhaba Çocuklar Bugün 23 Nisan 2010 Ulusal Eğemenlik ve Çocuk Bayramının 90. Yıl Dönümü heyecanla kutlayacaksınız Hepinizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nı kutluyoruz tüm çocuklara mutlu ve sağlıklı günler diliyoruz . Peki 23 Nisan Çocuk Bayramı nasıl meydana geldi diye merak edenlerimiz olacaktır kesinlikle buyrun hep birlikte öğrenelim ;

Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır. Osmanlı imparatorluğu döneminde egemenlik padişahta idi. Padişah ülkeyi dilediği gibi yönetirdi. İmparatorluğun son yıllarında padişahlar rahatlarını düşündüler. Yurt bakımsız kaldı.

23 Nisan

Ülke sorunları yüzüstü bırakıldı. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı başladı. Savaş 4 yıl sürdü. Bizimle birlikte olanlar savaşta yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Yurdumuz İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı. Padişah ve yandaşları ülkenin paylaştırılmasına ses çıkarmadılar.

Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için İstanbul’dan Samsun’a 19 Mayıs 1919 günü geldi. Samsun’dan Amasya’ya, oradan Erzurum’a ve Sivas’a gitti. Sivas ve Erzurum’da kongreler topladı. Mustafa Kemal Paşa egemenliğin ulusta olduğuna inanıyordu. Bu inançla «Ulusu yine ulusun gücü kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir» diyordu. Yurdun dört bir yanından seçilip gelen temsilciler – milletvekilleri – Ankara’da 23 Nisan 1920 günü toplandılar.
İlk Büyük Millet Meclisi’nin toplandığı yapı Ankara’da Ulus Alan’ından istasyona giden caddenin başındadır. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olan bu yapı tek katlıdır. O yıllar ülkemiz yokluk yoksulluk içindeydi. Milletvekillerinin oturduğu sıralar bir okuldan getirildi. Meclis gaz lambası ile aydınlanıyor, soba ile ısınıyordu. Top seslerinin Ankara’da duyulduğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandı.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızla ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde ulusumuz dünyaya Ulusal Kurtuluş Savaşı dersi verdi. Ezilen uluslara kurtuluş yolunu açtı. Bağımsızlık savaşının öncüsü olan kurtuluş savaşımız yeryüzünün öteki uluslarına örnek oldu.

23 Nisan 1920 ilk Büyük Millet Meclisi’mizin toplandığı gündür. 23 Nisan, ulusun yönetme yetkisini kullanmaya başladığı gündür. Bu gün Milli Egemenlik Bayramı’mızdır.
Atatürk ve Çocuk     23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk’ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine son yıllarda yabancı ulusların çocukları da katılmaya başlamıştır. Atatürk çocuklara çok değer verir, gezilerinde okullara uğrar, ders dinler, sorular sorardı. «Bugünün küçükleri yarının büyükleridir.» diyen Atatürk, yönetimin bayram süresince öğrencilere bırakılması geleneğini başlattı. 23 Nisan’da yönetim birimleri seçimle gelen kurullar bir süre çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Her 23 Nisan’da yurdumuz bir bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuşmalar yaparlar, şiirler okurlar. Gece fener alayları düzenlenir.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı egemenliğin ulusta olduğu düşüncesinin kabul edildiği gündür. Çocuk bayramımızdır. Yarının büyükleri olan çocukların bayramıdır.

Dünya Sağlık Haftası

Salı, 16 Mart 2010

Dünya Sağlık Haftası

7 – 13 Nisan günleri Dünya Sağlık haftası olarak kayıtlara geçmiştir. Peki Dünya Sağlık Haftasının amacı nedir ?

Sağlık Haftası’nın amacı, sağlık bilgisinin ve yardımının geniş halk kitlelerine ulaşmasıdır. Hafta boyunca insan sağlığı konusunda radyolarda konuşmalar yapılır. Televizyonda sağlıkla ilgili programlar sunulur. Gazete ve dergilerde insan sağlığı ile ilgili yazılar yayınlanır. Bu hafta içinde okullarımızda beden sağlığı, beslenme konusunda bilgiler verilir. Sağlığın önemi anlatılır. Sağlıklı olmanın kuralları öğretilir. Birleşmiş Milletler Örgütü, her yıl bir sağlık konusu seçer. O yıl üye ülkelerde konu üzerinde durulur. Seçilen konu bir hastalık ise bu hastalığın tanımı, belirtileri, iyileştirme yöntemleri anlatılır.
İnsanlar çok eski çağlardan beri sağlığın önemini kavramışlardır. ilkçağlarda insan sağlığının bozulması, doğa dışı güçlerin etkisine bağlanı*yordu. Hastalığın iyileştirilmesi için büyücüye başvuruyorlardı. Uygarlığın gelişmesi ile tıp bilimi ilerledi. Hastalıkların nedenleri bulundu, iyileşme yöntemleri gelişti. Bugün büyücülük ilkel toplumlarda kalmıştır. Tıp bilimi her gün yeni buluşlarla insanlığa büyük yararlar sağlıyor.
Tıp bilimi yalnız hastalıklarla, hasta olan insanlarla ilgilenmez, însan sağlığının sürekliliği, insanların hasta olmadan yaşamlarını sürdürmeleri için araştırmalar yapar. Yeni yöntemler geliştirir.
İnsanların sağlıklı yaşamaları için şu konulara dikkat etmeleri gerekir:
l. Sağlıklı olmak için temizliğe önem vermeliyiz.
Temizlik sağlığımız açısından çok önemlidir. Bedenimizin temizliği, kullandığımız eşyaların temizliği yaşadığımız yerin temizliği gibi ayrıntılarla bir bütün oluşturur.
Yalnız bedenimizin temizliği ya da yalnızca eşyalarımızın temizliği bir anlam taşımaz. Biz ne kadar temiz olursak olalım, eşyalarımız, giysilerimiz kirli olursa biz de kirli sayılırız. Bu durumda bit, pire, ve benzeri mikrop taşıyan canlılar, kolayca bizi bulur, biz de hasta oluruz.
2. Sağlığı bozan etkenlerden sakınmalıyız.
a) Yanlış beslenme, gerekli besinleri almama gibi durumlar, beslen*me bozukluğu sonucunu yaratır, bu da sağlığımızı bozar.
b) Alkollü içki, uyuşturucu madde kullanmak da sağlığı bozar.
c) Zehirli böcek ve bazı hayvanların sokması, ısırması zehirlenmemize neden olur.
d) Sağlığın en büyük düşmanı mikroplardır. Çeşitli hayvanlarla, yiyecek ve içeceklerle, solunum yolu ile geçen mikroplara karşı uyanık olmalıyız.
3. Çevremizi temiz tutmalıyız.
Kişiler kendi sağlıklarını korumada dikkatli oldukları gibi çevre sağlı*ğını korumada da dikkatli olmalıdırlar. Bunun için çevremizi temiz tutmalı*yız. Yerlere çöp atmamalıyız. Çevrede sinek, sivrisinek gibi zararlı böceklerin üremesini kolaylaştıracak ortam yaratmamalıyız.
Çevre sağlığını, çevre temizliğini korumak her yurttaşın önemli görevlerinden biridir.
Sağlık öğütlerini tutalım :
Mevsim özelliklerine göre giyinelim. terli iken su içmeyelim. Havasız yerlerde oturmayalım. Spor yapalım.
Yukarda açıklanan kurallara uyalım. Gerektiğinde sağlık kurumlarına başvuralım. Hastaneler, sağlık ocakları dispanserler, başlıca sağlık kurumlarıdır. Bu kurumlar çalışmaları sırasında birbirine yardımcı olurlar.
Sağlığımızla ilgili bir sorunumuz olduğunda hemen doktora gidelim. Doktorların verdikleri ilaçları tarifelere uygun olarak kullanalım. Kısacası doktorların sağlık konusundaki tüm uyarılarına uyalım.

Nereye Gidiyor Bu Diziler ?

Perşembe, 04 Mart 2010

Nereye Gidiyor Bu Diziler ?

Selamlar Günümüzde nerdeyse dizi izleyemez olduk tüm dizilerde ihanet çekememezlik , hasetlik ve bir çok şey var inanın eş veya dostla oturup dizi izleyemez hale geldik kimisi fazla vurdulu kimisi fazla kırdılı birinde aile içi şiddet birinde ihanet birinde sürekli vurulan vucuduna kurşun girmemiş yeri kalmayan ve ne hikmetse ölmeyen karakterler oluşturulmuş ve en önemlisi ise açıkcası şuan tam anlamı ile izlenebilinecek 2 veya 3 dizi var onun haricinde diğer tüm dizilerde bir entrika veya atraksiyon mevcut, Şimdi size soruyorum nereye gidiyor bu diziler ?

Askerlik 12 Aya Düşecekmi ?

Salı, 02 Mart 2010

Askerlik 12 Aya Düşecekmi ?

Merhaba Sevgili asker adayları ve asker yakınları öncelikle bundan 1 sene önce askerliğin düşeceğine dair bir yazı okumuştum , sizlere baştan belirtmek isterimki askerliğin şuan için düşmesi söz konusu değil nedenine gelecek olursak 2003 yılından bu yana bu söylenti ortalarda dolaşıyor hesaplayacak olursak tam 7 sene oldu bu 7 sene içerisinde ise ortalama 20 tertip (dönem) asker teskere aldı o nedenle böyle şehir efsanesine dönmüş haberleri okuyupta boşuna umutlanmayın ve kimseyide umutlandırmayın 18 aydan 15 Aya düştü zaten askerlik dua edinde askerlik tekrar 18 ay olmasın sizler vatanı milleti koruyorsunuz böyle onurlu bir görev için askerlik düşse ne olur düşmese bende askerlik yaptım 1 gün 1 saat ne demektir çok iyi biliyorum fakat günler geçip askerlik bitiyor . Şimdiden tüm asker kardeşlerime hayırlı Teskereler boşuna umutlanmayın .

İlk Söz

Salı, 23 Şubat 2010

İlk Söz

Bismillahirrahmanirrahim Diyerek ilk sözümü söylüyorum uzunca bir süredir bu blogu açmak istiyorum fakat araya ya bir engel giriyor veya ben unutuyorum derken sonunda kendi blogumuda açmış bulunuyorum söylenecek o kadar çok şey varki hangisini söylesem diye düşünmek istemiyorum yazarların kitaplarında bir ilk söz veya ön sözü olurya benimde olsun istedim ve böyle bir karalayım dedim bu blogun amacı sizlere faydalı bilgiler sunmaktır. Kendimce bildiğim veya bildiğimi sandığım haberleri bilgileri tarifleri sizlerle paylaşacağım inşallah , şimdilik allaha emanet olun saglıcakla kalın .