Yaşlılarda Ayak ve Bacaklardaki Yaralar

Ayaklardaki ve bacaklardaki yaraların tehlikeleri nelerdir?

Bu yaralar, özellikle yaşlılarda, nedenleri erkenden anlaşılmazsa, büyük bir tehlike oluştururlar. Damar sertliği sonucu damarların daralmasıyla, dokulara giden kan ve oksijen azalır. Bu nedenle, dolaşım bozukluğu ve buna ek olarak şeker gibi kronik hastalıkları olanlar, ayaklarını yara bereden korumalıdırlar. Çünkü iyileşmeleri normal insana göre çok daha zordur, uzun zaman ister.

Arteriografi denen bir teknikle kan dolaşımı bozuklukları daha iyi incelenebilmektedir. Bu yöntemde, damara boyalı bir madde verilip bacak ve ayak damarlarının içindeki hareketi incelenir. Düzenli aralıklarla çekilen röntgen filmleriyle, kandaki boyanın akış hızı saptanır.

Bacaktaki derin damar ve varisler böylece hemen görülüp, birçok vakada, rahatsızlık ameliyatla düzeltilebilir.Yaşlılarda Ayak ve Bacaklardaki Yaralar

17 Şubat 2012 Saat : 8:21
Okunma
admin
devamını oku

Yaşlılarda Ayaklarda Şişme

Yaşlıysanız, ayaklarınız günden güne şişiyorsa ve geceleri, şişliklerin üzerine bastırdığınızda çukurlaşıyor, sabah kalktığınızda, şişlikler kayboluyorsa…

Bu tür şişliklerin nedeni ciddi bir hastalık olmayabilir ama yine de tam bir muayene yapılmalıdır.

Varis ya da aşırı vücut ağırlığı, özellikle bütün gün ayakta duranlarda, bu tür şişliklere neden olabilir.

Kronik kalp ve böbrek hastalıklarında da Şm, yani şişlikler olur, fakat bunlar sürekli olup, günün çeşitli saatlerinde çeşitli biçimler almazlar.

Bu rahatsızlığınızın gerçek nedenini ortaya çıkarmak için hiçbir şey yapmadan, üzülmeye devam ederseniz, kendinize büyük bir haksızlık yapmış olursunuz.Yaşlılarda Ayaklarda Şişme

17 Şubat 2012 Saat : 8:20
Okunma
admin
devamını oku

Yaşlanınca Boy Kısalır Mı?

Yaşlıların boylarının kısaldığı doğru mudur? Kemiklerinde değişiklik olur mu? Yaşlıların Boyu Kısalıyorsa Neden Kısalır?

Yaşlanmada, osteoporoz denen bir durum meydana gelir. Bu durum, daha çok, yetmişini ya da seksenini geçenlerde görülür. Kireci azalan kemiklerde erime olur.

Genellikle kırk beşinden sonra görülen menopozla birlikte bu erime başlar. Vücut ağırlığını taşıyan bacak kemikleri biraz eğrilebilir. Buna benzer değişiklik ve eğrilmeler belkemiğinde de olabilir ve “yaşlılarda boy kısalıyor” sanısını yaratır. Menopoza giren kadınlara uzun etkili kadınlık hormonu verilirse, bu kireç eksikliği azalmaktadır.

Kadında ve erkekte hormon düzeyleri korunabilirse, genel yaşlanma olayı geciktirilebilmektedir. Bu hormon tedavisinde doktorunuz karar vermelidir.

Yaşlanınca Boy Kısalır Mı?

17 Şubat 2012 Saat : 8:19
Okunma
admin
devamını oku

Yaşlılar Neden Unutkan Olur?

Yaşlılarda mutlaka unutkanlık olur mu?

85 yaşındaki birine bakarsınız hafızası hemen hemen orta yaşlarda bir yetişkin gibidir, yine 85 yaşında bir başkasına bakarsınız şimdi söylediğinizi iki dakika sonra unutur.

Yaşlılarda genellikle beyne giden damarlar daralır. Bu, bazılarında daha belirgindir. Bu daralma olunca, beyne giden kan ve oksijen azalır ve beyindeki “bellek merkezi” iş görmez olur.

Yaşlılar çoğu kez, eski hatta çocukluğa kadar uzanan anılarını en ince ayrıntılarına kadar anımsarlar da, beş dakika önce ne yediklerini unuturlar.

Bu, aile için güç bir sorun olup, büyük bir sabır ve anlayış ister. Günümüzde beyindeki bu bellek merkezini yeniden canlandıracak ilaçlar vardır.

Yaşlılar Neden Unutkan Olur?

17 Şubat 2012 Saat : 8:18
Okunma
admin
devamını oku

Biyopsi Nedir?

Biyopsi ne demektir?

Kelime, Yunancadan gelmektedir ve bios yaşam, opsis görme anlamındadır. Biopsi, bir doku parçasının mikroskop altında muayenesinde, içindeki hücre türlerini inceleme işidir.

Bir hastanede vücudun herhangi bir kısmından bir doku çıkarıldığında, en ayrıntılı bir biçimde incelenmek üzere hemen laboratuvara gönderilir. Doku özel eriyikler ile işlenir ve parafinin içinde saklanır. Sertleştikten sonra, ince dilimler halinde kesilir. Uzman patologlar bu kesilmiş parçaları mikroskop altında inceleyip habis hücreler ararlar. Bunlar bulunursa, patolog, kanserin derecesini saptayıp operatörün ve hekimin yapacakları tedaviye yardımcı olabilir.

Bazen ufacık bir örnek parça ağrısız şekilde çıkarılabilir ve tahlil için laboratuvara gönderilir. Biyopsi raporu olumsuzsa, yani habis hücrelere raslanmamışsa ameliyatı daha ileriye götürmek gerekmeyebilir. Biyopsi muayeneleri birçok hastalıkların teşhis ve tedavileri için değerli bilgiler sağlar.
Biyopsi Nedir?

17 Şubat 2012 Saat : 8:17
Okunma
admin
devamını oku

Kültür Alınması Nedir?

Boğaz ve burundan niçin kültür ve yayma proparat, yani froti alınır?

Sağlıklı ağız, boğaz, burun mukozası türlü türlü mikrop, virüs ve mantarlarla örtülüdür.

Mukoza tabakası ve bu küçük canlılar birbirlerine karşı saygılı bir mesafe içinde barışçıl bir yaşam sürdürürler. Gerçekten etkili bazı bakteriler bedenlerinde yaşar, dahası üreyip çoğalırken kendilerinin de sağlıklarının doruk noktasında kalabilmelerini anlamakta birçok kişi güçlük çeker.

Vücudun direnci azaldığında, bu bakteriler aradaki engeli yıkıp, mukoza altındaki dokulara saldırmaya başlarlar. Böylece hastalık yapan iltihap ve enfeksiyonlar meydana getirirler.

Burun, boğaz ya da yutaktan alınarak lam üzerine konulan bir yayma preparat, laboratuvara gönderilir ve mikropların üremesi için etüve (içerisinde belirli bir sıcaklığa ulaşılarak kurutma, mikrop üretimi ve dezenfeksiyon veya sterilizasyon gibi amaçlarla kullanılan alet)  konulur. Mikroskop muayenesi sonunda gerçek mikrop teşhis edilir.

Sonra, bu mikrobu en çabuk öldürecek olan özel antibiyotik ya da sülfamidi bulmak için ikinci bir test yapılır.

Aktif bir alerjinin varlığını gösteren belirli hücreler bu yayma preparatta mikroskopla çok defa doğrudan görülebilir. Habis hücreler bazen bu teknikle görülürler. Yayma preparatlar vücudun bütün öbür kısımlarından da alınabilir ve teşhiste son derece yararlıdırlar.Kültür Alınması Nedir?

17 Şubat 2012 Saat : 8:16
Okunma
admin
devamını oku

Rektum Kanaması Ne Kadar Önemlidir?

Hiç kuşkusuz, rektal kanamanın en sık rastlanan nedeni, hemoroiddir. Bütün eğitici kampanyalara rağmen, rektal kanamalarının “ciddi” olduğu korkusuyla bazı kimselerin hekime gitmekte gecikmeleri, şaşılacak bir durumdur. Ciddi olabilir, fakat çoğunlukla değildir. Hasta sorunun basit bir şey olduğuna ikna edilinceye kadar aylarca ölüm korkuları çeker. Birçoğu insanda, ameliyatın kaçınılmaz olduğu düşüncesiyle, doktora gitmekte gecikirler. Bu korkuyu yıllarca sömürmüş olanlar tarafından yapılmış pahalı ve “büyülü” ilaçlara yem olurlar. Kanamanın nedenini tam olarak bulmak için mükemmel yöntemler geliştirilmiştir.

Diyetler, dikkatli bakım, banyolar, ilaç fitilleri ve barsak işlevlerinin yoluna konulması hemoroid kanamalarını hafifletebilir. Lokal tedavi etkili olmazsa ancak o zaman ameliyat gerekir.Rektum Kanaması Ne Kadar Önemlidir?

17 Şubat 2012 Saat : 8:15
Okunma
admin
devamını oku

Pernisiyöz Anemi (Habis Kansızlık) Nedir?

Pernisiyöz anemi, yani habis kansızlık tam olarak nedir?

Pernisiyöz anemi, geçmişi de kendisi kadar dikkate değer olan bir hastalıktır. Şaşılacak bir biçimde, ılıman iklimlerde yaşayan, elli yaş üstündeki beyazlarda çok sık görülmektedir. Bu çok önemli kan hastalığı, yüz yıldan daha önce, ilk bulunduğunda, Addison kansızlığı diye adlandırıldı ki, hemen bütün vakalarda öldürücüydü. 1926′da, mide suyundaki önemli bir faktörün eksikliğinden doğduğu anlaşıldı. Daha sonra, bu hastalığın en önemli nedenlerinden birinin B12 vitamini eksikliği olduğu keşfedildi.

Bugün, hastalık erken teşhis edilir ve dikkatle tedavi edilirse, başarısız bir tek vaka bile söz konusu olamaz. Bir mucize gibi, bir zamanlar yüzüne bakılmayan bir besin maddesi olan karaciğerin, bu hastalığın kontrol altına alınmasında etkili olduğu bulundu. Belirli aralıklarla verilen Bl2 vitaminine, yüksek derecede besleyici bir diyetin eklenmesi ve bunun demir ve minerallerle takviyesi sayesinde, pernisiyöz anemili hastalar yaşamlarını ve çalışabilir durumlarını sürdürebilirler. Bir zamanlar öldürücü olan bu hastalığın kontrol altına alınabilmiş olması en büyük bilimsel başarılardan biridir.Pernisiyöz Anemi (Habis Kansızlık) Nedir?

17 Şubat 2012 Saat : 8:14
Okunma
admin
devamını oku

Çocuklarda Bitlenme ve Korunma Yöntemleri

Bitler insan parazitleri arasında bir yandan pedikülozis adı verilen bitlenme hastalığı yaptıkları için, bir yandan da mikroplarını taşıyarak tifüs, dönerateş gibi hastalıkları yaydıkları için toplum sağlığı yönünden önem taşırlar.

Bit özellikle yaşam koşullan kötü, kişisel temizlik kurallarının uygulanmadığı yerlerde görülür.

Ancak, toplu yaşanan yerlerde, biti taşıyan kişilerden diğerlerine bulaştığından temiz insanlarda da bitlenme olaylarına rastlanabilir.

Bitlerin çocuklarda yerleşen 2 türü vardır.

1. Baş biti

2. Gövde biti

Baş biti ortak giysiler, tarak ve fırçalarla, gövde biti yatak takımlan ve giysilerle geçer. Bitlenme çocuklarda yetişkinlerden, kızlarda erkeklerden daha fazla görülmektedir.

Bit Nasıl Bulaşır? Bit yakın temasta bitin ya da üzerinde sirke olan saç telinin hastadan sağlam kişiye geçmesiyle doğrudan ya da üzerinde bit veya sirke taşıyan ortak şapka, atkı gibi eşyalarla bulaşır.

Bitlenmenin Belirtileri: Bit kan emerken deriye salgılarını ve dışkısını bırakır. Bunlar ve derideki ısırık yeri kaşıntıya yol açar. Şiddetli kaşıntıda bitten şüphelenilmelidir. Bazen bitlenme hassas kişilerde deride döküntülerle ve ikincil iltihaplı yaralarla da kendini gösterebilir.

Kesin tanı, bitin ya da sirkenin görülmesiyle konur. Özellikle başın enseye yakın ve kulak arkası bölümündeki saçlarda sirkeler bulunabilir.

Yetişkin bitin kendisini bulmak çok zordur. Sirkenin de kepekten ayırt edilmesi gerekir. Ayırt etmede aşağıdaki tablo fikir verebilir. Sirke ve kepek arasındaki farkı ve nasıl olduklarını aşağıdan inceleyebilirsiniz.

SİRKE
1. Parlak
2. Gri renkli
3. Oval biçimli
4. Kenarları düzgün
S. Kıla sıkıca tutunmuş
6. İki tırnak arasında sıkılınca ses çıkarır.

  KEPEK
1. Mat
2. Gri renkli
3. Çok çeşitli biçimde
4. Kenarları düzensiz
5. Üflenince saçtan ayrılır
6. Böyle bir özellik yoktur.

Gövde biti ise gövdede değil giysilerin dikiş yerlerinde aranmalıdır. Kaşıntı izleri genellikle sırttadır. Enseden sırta doğru üçgen şeklinde bir bölgede kaşıntı izleri vardır.

Bitten Korunma ve Öneriler:

1. Bitlenme çocuklarda en çok okul gibi kalabalık bulunduğu ortamlardan geçer. Okulda bitlenme görüldüğünde en yakın sağlık kuruluşunun yardımı ve işbirliği sağlanmalıdır.

2. Okuldan gelen bir bitlenme olayına rastlandığında veli çocuğunun öğretmenine haber vermeli, diğer öğrencilerin de başlarında bit olup olmadığı araştırılmalıdır.

3. Başında bit ya da sirke olan öğrencilerin aileleri çağnlarak (bit bir aile hastalığı olduğundan), ailenin diğer bireylerinde de bitlenme olup, olmadığı araştırılmalı ve bütün bitlenenlerin aynı anda tedavisi sağlanmalıdır.

4. Sağlık kuruluşunca önerilen tedavilere uyulmalıdır.

5. Kullanılan fırça ve taraklar baştaki bitin tedavisiyle birlikte ilaç içinde tutularak, kaynatılarak temizlenmelidir.

6. Giysilerdeki gövde biti için giysiler kaynar su ile yıkanıp, kızgın ütü ile ütülenmelidir. Eğer giysilere DDT gibi zehirli tozlar serpilirse vücutta emilerek zehirlenmeye yol açacağından elbiseler iyice yıkanmadan giyilmemelidir.

7. Su ve sabunla kişisel temizlik ( el, yüz, vücut temizliği) konularında titiz davranılmalıdır.

8. Başkalarına ait tarak, fırça, başlık, bere, atkı gibi eşyalar kullanılmamalıdır. Okula giden çocukların askıda palto, ceket, başlık gibi eşyalarını üst üste koymamalıdır.. Çünkü bitler oda ısısında günlerce canlı kalabilmektedirler. Öğrenciler birbirlerinin eşyalarım kullanmama konusunda da eğitilmelidir.

9. Tedaviler bittikten sonra bit yönünden aileler ara ara çocuklarını kontrol etmeli onların kişisel temizliği konusuna dikkat etmelidir.

Çocuklarda Bitlenme ve Korunma Yöntemleri

17 Şubat 2012 Saat : 8:12
Okunma
admin
devamını oku

Uçuk Nedir? Uçuğun Bitkisel Tedavisi

Uçuk
Uçuk, dudakların ve burnun kenarlarında görülen kabarcıklardır. Bu kabarcıklar çatlayıp açılır ve az bir miktar akıntı yapabilir; daha sonra kabuk bağlar ve yok olur. Uçuk, bazı çocuk ve büyüklerin sinir diplerindeki bir virüs tarafından meydana getirilir (Herpes simplex virüsü). Vücut hararetinin, soğuk algınlığı, güneş çarpması gibi nedenlerle yükselmesi bu virüsü harekete geçirir. Uçuk, bazen ağız yaraları gibi acıyla başlar. Bundan sonra bir kabarcık şeklini alır.

Uçuğun Belirtileri Nelerdir?
Genellikle, dudakların ve burnun etrafında acıyan ve kaşınan kırmızı kabarıklar. Zamanla bunların üzerinde ufak belirtiler oluşur. 
Sonraları kabuk bağlayıp sulanan kabarcıklardır.

Uçuk Önemli Bir Sağlık Sorunu mudur?
Gözün yakınında, gözbebeğinin önünde bir yaraya neden olmadıkça uçuk tehlikeli sayılmaz.

Uçuk İçin Kendimiz Neler Yapabilir, Uçuğu Nasıl Geçiririz?
Uçuk kabarcık haline geldiğinde ellerinizle uçuklara dokunmayın.Uçuğun bulunduğu yere saf alkol sürerek onu kurutabilirsiniz. Ayrıca vazelinli bir krem sürerek uçuğu yumuşatmak,  sizi rahatlatacaktır.









Vücudumuzda Uçuk Oluştuğunda Doktora Gitmek Gerekir Mi?Uçuk gözün yakınındaysa doktora başvurun. Uçuğun rengi koyulaşmış, üzerinde apseli noktalar belirmişse, mikrop kapmış demektir ki bu durumda derhal bir doktora başvurmanız gerekir. Çok sık tekrarlayan uçuklarınız oluyorsa vücut direncinizin de düştüğü anlaşılabilir. Bu tür durumlarda da mutlaka doktora başvurmanız gerekir. Doktorunuz uçuk iltihaplanmış ise antibiyotik verecektir. Bunun yanısıra virüse karşı bir pomat verebilir.
Uçuğa Karşı Alınabilecek ÖnlemlerHavlu, mendil, atkı gibi kişisel eşyalarınızı başkalarıyla paylaşmayın ve başkalarının bu tür kişisel eşyalarına dokunmayın ve kullanmayın.
Sevdiklerinizle de olsa tokalaşırken dikkat etmeli, uçuğu olan birini öpmemeli ve uçuğunuz varsa aynı şekilde başkalarının sizi öpmesine izin vermemelisiniz.
Uçuk güneşe çıktıktan sonra belirdiyse güneşe çıkarken ışınların etkisini azaltacak kremler kullanmanız gerekir.
Uçuğun Bitkisel TedavisiUçuğun üzerine günde bir kaç defa limon suyu sürülürse uçuk geçebilir.Uçuk Nedir? Uçuğun Bitkisel Tedavisi

17 Şubat 2012 Saat : 8:11
Okunma
admin
devamını oku

Gebelik Süresinin Uzaması Tehlikeli midir?

Süresi uzamış gebelik, çocuğun açısından erken doğum kadar önemli midir?

Hem erken doğum, hem de süresi geçmiş gebeliklerde, özellikle bir doktorun kontrolü altında bulunan gebe kadının güvenlik konusunda içinin rahat olması gereken ölçülerde olduğu modern istatistiklerle saptanmıştır. Her ikisinde de, en önemli unsur şüphesiz ki zaman unsurudur. Örneğin, sekizinci ayda doğmuş bir çocuk, yedinci ayda doğana göre daha fazla güvenliktedir. Doğumun normal gününü, birkaç gün ya da bir hafta geçmesi pek o kadar önemli değildir. Bazı kadınlar, kalıtsal nedenlerle, normalden daha uzun gebelik geçirirler. Bunun gerçek nedeni tam olarak anlaşılamamıştır.

Tarihlerin yanlış hesaplanması olasılığı her zaman vardır. Doktorların kendi hesaplan çoğunlukla kesin sonuç verir. Doğumdaki herhangi bir gecikme hele doktorun güvence vermesi halinde, hiçbir kaygı uyandırmamalıdır.Gebelik Süresinin Uzaması Tehlikeli midir?

17 Şubat 2012 Saat : 8:10
Okunma
admin
devamını oku

Trikomonas Vajiniti Bebeğe Bulaşır mı?

Trichomonas vaginalis, vaginadaki bir mantar ya da parazit enfeksiyonundan meydana gelir ve bu zührevi bir hastalık değildir.

Bu geçici hastalığı, vagina içine lokal uygulama yoluyla tedavi edecek birçok etkili ilaç vardır. Bir kısmı da ağızdan alınır.

Bu hastalık doğacak bebek varsa bebeğinizi etkilemeyeceğine güvenebilirsiniz. Eğer varsa da erken dönemde tedavi olursanız doğuma kadar bütünüyle sağlıklı olursunuz.

İlginç ve az bilinen bir nokta şudur ki, kocalar bilmeden bu hastalığa yakalanmış olup tekrar tekrar eşlerine bulaştırırlar. Bu durum, mikroskop muayeneleri ve yayma preparatlarla kontrol edilebilir.Trikomonas Vajiniti Bebeğe Bulaşır mı?

17 Şubat 2012 Saat : 8:09
Okunma
admin
devamını oku

Adetten Kesilen Gebe Kalabilir Mi?

Bir kadın menstruasyonu kesildikten sonra gebe kalabilir mi?


Genellikle kabul edildiğine göre, bir kadının menopozdan sonra yani aybaşılarının kesilmesinden bir yıl sonra gebe kalması zordur.

Kesin olarak menopoza girmiş fakat gebe kalmış kadınlarla ilgili bir çok vaka vardır. Ama bu kadınlarda adet dönemleri  tüm hayatları boyunca genel olarak düzensiz olmuştur.

Adet dönemleri kişiden kişiye farklılık gösterebildiği için her kadın kendi doktorunca ve özel vaka olarak kabul edilmelidir.Adetten Kesilen Gebe Kalabilir Mi?

17 Şubat 2012 Saat : 8:08
Okunma
admin
devamını oku

Gebelikte Uçağa Binmek Tehlikeli midir?

Hamile kadınların uçakta basınç altında yüksekten uçmasının anne ve doğacak çocuk için herhangi bir tehlikesi var mıdır?

Bu konuyla ilgili çok farklı bilimsel araştırma yapılmış fakat uçağa binmenin gebelik için risk oluşturup oluşturmadığına dair kesin bir sonuca ulaşılmamıştır. Fakat yüksek alanlarda oksijen seviyesinin az olması annenin doğacak bebeği açısından sakıncalı bir durum olabileceği düşüncesini akıllara getirmektedir.

Bazı doktorların görüşüne göre, gebeliğinde son üç aya girmiş kadınların basınçsız yapıdaki uçaklarda üç bin metrenin üzerindeki irtifalarda uçmamaları gereklidir. Bunun tersi durumda annenin çocuğunu koruması için oksijen alması gerekir..

Uçakla yolculuk etmesi gereken hamile bayanlar için bu noktaya tekrar dikkat çekmekte fayda var. Gebeliğin hiçbir aşamasında basınçlı ortamda bulunmanın sağlık açısından herhangi bir zararı bulunmamaktadır.

Zaten günümüzde havayolu şirketlerinin iyi basınçlı olmayan uçak seferleri yok denecez kadar azdır. Az olan gruba giren uçaklar çoğunlukla küçük uçaklardır. Bunlarda seyahat etmek gebeliğin sonuna kadar yasak olmalıdır.

Gebeliğinizin son aylarında iseniz ve uçağa binmeniz gerekiyorsa bunu doktorunuza da danışmanızda fayda vardır.
Gebelikte Uçağa Binmek Tehlikeli midir?

17 Şubat 2012 Saat : 8:07
Okunma
admin
devamını oku

Gebelikte Mide Bulantısına Karşı İlaç Var Mı?

Sabahları müthiş bir bulantınız oluyor ve hamileliğiniz size zehir mi oluyor? Bulantıya karşı alabileceğiniz bir  ilaç var mı onu mu merak ediyorsunuz. Bu sorulara aşağıda ki yazımızdan cevap bulabilirsiniz.

Sabahleyin başlayan ve ikindi hatta akşam vakilerine kadar süren mide bulantıları genelde gebeliğin ilk 7 gününden başlayıp 10. haftasına kadar sürmektedir. Ama iyi olan bu bulantılar 12. haftaya doğru yaklaştıkça kaybolmaktadır.. Gebelik başladığı sıralarda görülen mide bulantısının, fiziksel ve psikolojik pek çok nedeni bulunmaktadır. Sık sık ve az miktarlarda yemek bu tür bulantılara karşı iyi gelmektedir. Karbonhidrat içeriği bakımından zengin yiyeceklerin azar azar ve günde 6-8 defa alınması faydalı gelmektedir. Bu basit öneriyi uygulamadan önce bile kendi doktorunuza danışmanız gerekir. Çünkü hamilelik hassas bir dönemdir.

Gebelik süresince ne kadar güvenilir olursa olsun doktorumuzun bilgisi dahilinde çevremizdeki insanlardan duyarak mide bulantımız için herhangi bir ilaç almamalıyız. Unutmayın ki gebelik süresince ne kadar az ilaç alırsanız, siz ve çocuğunuz için o kadar iyidir.Gebelikte Mide Bulantısına Karşı İlaç Var Mı?

17 Şubat 2012 Saat : 8:06
Okunma
admin
devamını oku
 Son Yazılar FriendFeed