Diyabetik Hastalarda Diyaliz Slayt

DİYABETİK HASTALARDA DİYALİZ SUNUM

Sunuda bulunan bir kısım;

Diyabetik Hastalardaki Olumsuz Profil Nasıl Düzeltilebilir?Diyabetik nefropati gelişimini engelleyen önlemlerin daha etkin uygulamasıyla. Diyabetik nefropatinin progresyonunu yavaşlatan önlemlerin daha etkin uygulanmasıyla. Hastaların nefroloğa erken dönemde başvurması ile. Renal replasman tedavisine zamanında başlanılmasıyla. En uygun renal replasman tedavi yönteminin seçimiyle. Hastalığa ve diyalize bağlı komplikasyonlarla etkin mücadele yapılmasıyla.

>>>Devamı için lütfen aşağıdaki indirme adresini tıklayarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Dr. Kenan ATEŞ

Slayt ile ilgili aramalar ve slaytta geçen konu başlıkları: diyabet hastalarında periton diyalizinin potansiyel dezavantajları hakkında slayt, diyabetik hastalarda metabolik kontrol ile ilgili slayt, diyaliz yeterliliği ppt sunum

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN < --

Diyabetik Hastalarda Diyaliz Adlı Sunumu İndirDiyabetik Hastalarda Diyaliz Slayt

17 Şubat 2012 Saat : 12:53
Okunma
admin
devamını oku

Göze Toz Kaçtığında Ne Yapılır?

Gözümüze toz veya herhangi başka bir yabancı cisim kaçtıysa temiz su ile bolca yıkamalıyız. Vücudun tüm bölgelerinde olduğu gibi gözde de yıkamak en iyi temizleme yöntemidir. Temiz içme suyunu göz kapaklarımızın arasına alarak fazla ovuşturmadan temizlemeye çalışmalıyız.

göze toz kaçması gözüme yabancı cisim kaçtı ne yapabilirim

Göze deterjan ve benzeri kimyevi maddeler veya asitli sıvılar kaçtığında da mutlaka derhal gözümüze bol su alarak gözümüzü yıkamalıyız. Daha sonra da gözümüzü kapatarak dinlendirmeliyiz. Eğer aradan geçen 2 saatten sonra gözdeki batma geçmiyorsa mutlaka göz doktoruna başvurmamız gerekir. Göz doktoru eğer varsa zaten göz kapaklarının arasına bakıp yabancı cismi çıkartacaktır.Göze Toz Kaçtığında Ne Yapılır?

17 Şubat 2012 Saat : 12:47
Okunma
admin
devamını oku

Gözümde Batma Var, Ne Yapabilirim?

Göz doktoruna gelen hastaların en fazla şikayetlerinden biri de gözde batma olmasıdır. Gözünde batma hissi olan çok sayıda hasta göz polikliniklerine başvurur. Gözde batmaya sebep olan en büyük etken “göz kuruluğu” rahatsızlığıdır. Kapalı veya havasız ortamlar, klimalar, havayı kurutan ısıtıcılar, uzun süreli bilgisayar kullanımı ve kitap okuma gibi sebeplerden dolayı ve ayrıca kişinin göz yaşı potansiyeli az ve göz yaşında buharlaşma oluyorsa, göz kapağının hareketiyle birlikte göz üzerinde bir takılma olacağından, bu, kişiye batma hissi verir. Batma şikayeti bilhassa öğleden sonra oluyor ve akşam üzeri artıyorsa bu kişilerde değişik oranlarda olabilmekle birlikte göz kuruluğu olma ihtimali fazladır. Bu tür rahatsızlığı olan kişiler mutlaka göz doktoruna giderek, göz doktorunun oluşan bu göz yaşı eksikliğine karşı vereceği reçeteye uymalıdır.Gözümde Batma Var, Ne Yapabilirim?

17 Şubat 2012 Saat : 12:40
Okunma
admin
devamını oku

Göz Nezlesi Nasıl Tedavi Edilir?

Göz nezlesinin kendi türüne göre farklı tedavi yöntemleri vardır. Alerjik türlerde göz damlası ve gerekirse ağızdan verilebilecek hap formunda bir ilaçla veya benzeri yöntemlerle tedavi edilebilir.

göz nezlesi nasıl geçer göz nezlesinin tedavisi

Alerjik tip göz nezleleri tekrarlayıcıdır. Çevredeki alerji kaynağı var olduğu sürece hastalık yeniden ortaya çıkacaktır. Bakteriyel türü ilaç tedavisi ile geçebilir ve tedavi edildikten sonra genellikle tekrar hasta olunmaz. Göz nezlesi bize bir kişiden veya çevremizdeki başka bir şeyden bulaştıysa iyileştikten sonra yeniden bulaşması muhtemeldir. Ayrıca bu tip enfeksiyonların vücudumuzda oluşması vücut direncimizin düşük olduğunu da gösterir. Virüslerden kaynaklı olanlar ise vücut direncinin çok düştüğü durumlarda görülür. Bunlara antiviral tedavi uygulanır. Bu hastalıkların teşhisi ve tedavisi mutlak suretle bir göz doktoru tarafından yapılmalıdır.Göz Nezlesi Nasıl Tedavi Edilir?

17 Şubat 2012 Saat : 12:34
Okunma
admin
devamını oku

Hamilelik İçin Nasıl Hazırlık Yapılmalıdır?

Hamilelikten Önce ve Hamilelikte Yaşam Düzeni
Hamilelik için öncelikle düzensiz bir hayatımız varsa bunu düzene sokmalıyız. Uyku düzenimiz yoksa buna dikkat etmeli günde en az 8 saat uyumalıyız. Ayrıca yorucu egzersizlerden kaçınmak gerekir. Yine bizim için riskli olabilecek sporlardan uzak durmalıyız. Sauna, hamam gibi aşırı sıcak ve buharlı olan ortamlardan kaçınmalıyız. Kısacası daha sade, rahat ve güvenli bir yaşam sürmeliyiz.

hamilelikte yaşam düzeni, hamilelikte uyku düzeni, hamilelikte beslenme, hamilelikte sigara ve alkol, gebelikte kronik hastalıklar ve enfeksiyonlar

Hamilelikten Önce ve Hamilelikte Beslenme
Beslenmesine her zamankinden daha çok önem vermelidir. Dengeli ve düzenli beslenmeyi alışkanlık haline getirmelidir. Bu konuda bir beslenme uzmanı veya diyetisyenden faydalanabilir. Hayatı boyunca taşımak zorunda olduğu kronik bir rahatsızlıkları varsa rahatsızlıkları ile ilgili mutlaka bir uzmanın tavsiyelerine başvurmalı bu rahatsızlıklarıyla ilgili sürekli kullandığı ilaçların hamilelik süresince risk taşıyıp taşımadığını da öğrenmelidir. Doktor bu dönemde riskli olabilecek ilaçları tedaviden çıkarma veya değiştirme yoluna gidebilir. Buna göre de doktorun vereceği talimatlara uymalıdır.

Hamilelikten Önce ve Hamilelikte Sigara ve Alkol Kullanımı
Sigara ve alkol tüketimi bebeğe verebileceği olumsuz etkiler yüzünden mutlaka bırakılmalıdır. Sigaranın içerisinde ki radyoaktif maddeler, zehirli maddeler, kanserojen maddeler her yönden tehlike kaynağıdır. Eğer dünyaya her yönden sağlıklı bir bebek getirmek istiyorsak, bunu düşündüğümüz andan itibaren sigara, alkol ya da diğer uyuşturucu ve keyif verici maddelerden mutlaka uzak durmalıyız. Bu tür zararlı alışkanlıklar bebeğimizin bedensel ve zihinsel gelişimine olumsuz yönde tesir ederler.

Hamilelikten Önce ve Hamilelikte Kronik Hastalıklar ve Enfeksiyonlar
Bu dönemlerde bu tür hastalıklarımız varsa ve bunlar için tedavi görmüyorsak vakit kaybetmeden bu hastalıklarımızı veya enfeksiyonu ortadan kaldırmak için gerekli tedaviyi görmeliyiz. Obezite hastası olanlar bir diyetisyenden yardım alarak zayıflamalıdır. Kendi kendimize ve kulaktan dolma katı diyetlerle zayıflama yoluna gitmemeliyiz. Bu tarz uygulamalar beslenme bozukluğuna yol açarak bize zarardan başka bir şey vermeyecektir. Hepimiz isteriz ki bir an önce zayıflayalım ama ani kilo kayıplarının vücuda zarar verdiğini ve yetersiz beslenme sonucu çeşitli hastalıklara davetiye çıkardığını unutmayalım. Bu sebeple uzman reçetesi şarttır ve diyetimiz yumuşak olmalıdır.Hamilelik İçin Nasıl Hazırlık Yapılmalıdır?

17 Şubat 2012 Saat : 12:27
Okunma
admin
devamını oku

Fenilketonüri (PKU) Slayt

FENİLKETONÜRİ (PKU) SUNUM

Sunuda bulunan bir kısım;

FENİLKETONÜRİ NEDİR?
Kalıtsal metabolik bir hastalıktır. Bu hastalıkta fenilalanin hidroksilaz enzimi eksiktir. Fenilalanin aminoasidi tirozin aminoasidine dönüştürülememektedir. Besinlerle alınan ve tirozine dönüştürülemeyen fenilalanin kanda ve diğer dokularda birikerek geri dönüşü olmayan, kalıcı ve ilerleyici beyin hasarına sebebiyet verir.

FENİLKETONÜRİ NASIL OLUR?
Genetik olarak ortaya çıkar. Hastalık, genler aracılığıyla anne ve babadan çocuğuna aktarılmaktadır.

PKU GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?
Dünyanın her bölgesinde görülmekle beraber hastalığa en çok ülkemizde rastlanmaktadır. Dünyaya yeni gelen her 4000-4500 çocuktan biri PKU hastalığına yakalanmaktadır. Bunun bu kadar yüksek olmasının nedeni ülkemizde çok rastladığımız akraba evlilikleridir. Özellikle Karadeniz bölgesinde doğan her 2500 bebekten biri PKU hastasıdır.

PKU NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Yenidoğan tarama testi ile tanı koymak mümkündür. 1993 yılında T.C. Sağlık Bakanlığı Fenilketonüri Tarama Programı açmıştır. Yenidoğan tarama merkezleri (Hacettepe Tıp Fakültesi, Dokuz Eylül Tıp Fakültesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Cumhuriyet Tıp Fakültesi). Doğumun hemen sonrasında ki ilk 24 saat içersinde bebekten kan alındıysa yalancı negatiflik riski ortaya çıkabilir.

>>>Devamı için lütfen aşağıdaki indirme adresini tıklayarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Slayt ile ilgili aramalar ve slaytta geçen konu başlıkları: fenilketonüri hakkında slayt, fenilketonüri ile ilgili slayt, fenilketonüri ppt sunum, pku hastası nasıl izlenmelidir? kanda fenilalanin düzeyi nasıl olmalıdır? fenilketonüri tedavisi, PKU hastası neler yemelidir? fenilketonüri örneği nasıl alınır? topuk kanı nasıl alınır, topuktan kan örneği alma, kaçak yapma, diyet tedavisi

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN < --

Fenilketonüri (PKU) Adlı Sunumu İndirFenilketonüri (PKU) Slayt

17 Şubat 2012 Saat : 12:21
Okunma
admin
devamını oku

Hücre ve Hücrenin Yapısı Slayt

HÜCRE VE HÜCRENİN YAPISI SUNUM

Sunuda bulunan bir kısım;

Golgi aygıtı
Endoplazmik retikulumun bir parçasıdır. Bazı salgıların ve enzimlerin üretimi burada gerçekleşir.

Mitokondri
Mitokondri, hücrede enerjinin üretildiği merkezdir. Besin maddesi burada parçalanarak su ve karbondioksit şekline dönüştürülür. Hücreye gerekli olan enerji ihtiyacına göre mitokondri sayısı farklılık gösterir.

Endoplazmik Retikulum
Hücre zarıyla çekirdek arasında uzanan ince kanalcıklar sistemine denir. Hücrenin ulaşım sistemini bu yapı oluşturmaktadır. Hücre içi madde iletimine olanak verir.

Lizozom 
Hücre içi sindirimden sorumludur. İçerisinde enzimler bulunduran bir organeldir. İçerisinde protein, karbonhidrat ve yağ gibi büyük molekülleri parçalayan sindirim enzimlerini barındırmaktadır.

Çekirdek 
Hücrenin idare merkezidir. Büyüme ve bölünme işlerinin yönetiminden sorumludur.

>>>Devamı için lütfen aşağıdaki indirme adresini tıklayarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Slayt ile ilgili aramalar ve slaytta geçen konu başlıkları: hücre hakkında slayt, hücre ile ilgili slayt, hücrenin yapısı ppt sunum, mitokondri nedir? lizozom nedir? hücre çekirdeğinin göre nedir? golgi aygıtı ne işe yarar?

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN < --

Hücre ve Hücrenin Yapısı Adlı Sunumu İndirHücre ve Hücrenin Yapısı Slayt

17 Şubat 2012 Saat : 12:14
Okunma
admin
devamını oku

Klitorisin Orgazmdaki Rolü Nedir? Klitoral Orgazm

Yakın zamandaki bilimsel çalışmalar göstermiştir ki, kadın orgazmında klitoral uyarının önemli bir yeri vardır. Vajinal uyarılmada yüksek derecede haz duyulmasına rağmen, bir çok kadında orgazmı başlatmaya katkısı daha az olmaktadır.

Klitoral uyarılmanın yoğunluğu cinsel eylemin şekline göre değişiklik gösterir. En yoğun uyarılma doğrudan klitorisin uyarılması ile ya da üzerine baskı uygulanması ile görülür. Cinsel ilişki esnasında da hafif bir klitoral uyarı gerçekleşir fakat bu orgazmı başlatmak için yetersiz kalabilir. Baskının klitoris üzerine en yoğun olduğu zaman cinsel ilişki sırasında kadının üstte olduğu pozisyonda gerçekleşmektedir.

Orgazmın ortaya çıkmasını gerektiren uyarılma derecesi kadından kadına değişiklik gösterir. Yalnızca bireyler arasındaki değişiklik söz konusu değil, aynı kadın farklı zamanlarda farklı düzeylerde uyarılma ihtiyacı duyabilir.

Kadınlarda orgazm eşikleri hususunda farklılıklar görülür. Bazı kadınlar herhangi bir cinsel uyarı ile kolay bir şekilde orgazm oluyorken, bazıları ise yoğun ve uzun klitoral uyarılmaya ihtiyaç duyabilir. Bunun dışında bazı kadınlar bir kere orgazm olduktan sonra doyuma ulaşırken diğerleri daha fazla orgazm olma gereksinimi duyabilirler. Orgazm olabilme de yaşla birlikte artış görülür. 20′li yaşlarında fazla cinsel tecrübeye sahip olmayan kadınlarda cinsel ilişki ile orgazm olamamak sık görülen bir durumdur. Fakat ilerleyen yaşla birlikte menopoz, hastalıklar ve ilaç kullanımlarının olmasıyla beraber özellikle 50′li yaşlardan sonra yaş faktörü dezavantaja dönüşür.

Aramalar: klitoris ve orgazm, orgazm nasıl olunur, kadının en çok zevk aldığı bölge neresidir, kadınlar en çok nasıl zevk alırlar? klitoral orgazm nedir?Klitorisin Orgazmdaki Rolü Nedir? Klitoral Orgazm

17 Şubat 2012 Saat : 12:08
Okunma
admin
devamını oku

Bazı Yanlış Cinsel İnanışlar

* Çiftler birbirini sevdikleri takdirde sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini de bilirler.
* Cinsel ilişki cinsel birleşmeden ibarettir.
* Mastürbasyon zararlı bir harekettir.
* Cinsellik doğuştan gelir sonradan öğrenilmez.
* Kadınlarda orgazm cinsel birleşme ile sağlanmalıdır.
* Mastürbasyonun cinsel gücü olumsuz yönde etkileyebilir. Cinsel güce zarar verebilir.
* Oral seks yapmak, olgunlaşmamışlığın göstergesidir ve samimiyetsizlik göstergesidir.
* Sevişme her zaman doğal olmalı ve kendiliğinden gelişmelidir, sevişme hakkında konuşmak ve düşünmek onun büyüsünü bozar.
* İstenmeyen gebelikleri önlemek, yalnız kadının sorumluluğu altındadır.
* İyi bir sevgilinin (eşin), her cinsel ilişki de partnerine orgazm yaşatabilmesi gerekir.
* Eşler birbirini sevdikten sonra sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini de zaten bilirler.
* Aynı anda orgazm olmak bir çiftin gerçekleştirilmesi gereken en önemli amaçtır.
* Klitoral uyarıyla orgazm olan fakat cinsel ilişki esnasında orgazm olamayan kadınlar henüz olgunlaşmamış kadınlardır.Bazı Yanlış Cinsel İnanışlar

17 Şubat 2012 Saat : 12:01
Okunma
admin
devamını oku

Cinsel İlişkide Ağrı (Disparoni) Nedir?

Ağrılı cinsel ilişki, cinsel ilişki esnasında tekrar edici bir şekilde veya devamlı olarak eşlik eden cinsel bölgede ağrı olması durumudur. Tekrarlayıcı olması önem teşkil eder. Kısa süren ve geçici ağrılar disparoni tanımına girmezler. Vajinismus ilebirlikte görülebildiği gibi tek başına da görülebilir.

disparoni nedir, cinsel ilişkide sürekli ağrı olması, vajinada cinsel ilişki sırasında ağrı olması

İlişki esnasında ağrı olmasından dolayı beraberinde uyarılmanın kısa sürmesine bağlı olarak uyarılma bozukluğu veya orgazm bozukluğu da görülebilmektedir. Kadınlarda görülen cinsel sorunlar içerisinde fiziksel nedenlerin en sık görüldüğü cinsel bozukluk disparonidir. Cinsel ilişki sırasında ağrı duyan bir kadında önce fiziksel bir sorun olup olmadığına bakılmalıdır. Bir çok hastalıktan kaynaklı olarak disparoniye rastlanılmaktadır.

Aramalar: disparoni nedir? cinsel ilişkide ağrıCinsel İlişkide Ağrı (Disparoni) Nedir?

17 Şubat 2012 Saat : 11:55
Okunma
admin
devamını oku

Hücre Slayt

HÜCRE SLAYT

Sunuda bulunan bir kısım;

Hücre Nedir?
Hücre, canlıların en küçük yapıtaşına denir ve aynı zamanda en küçük canlıdır. Tüm canlılar hücrelerden meydana gelir. Canlı varlıklar ya tek hücreli ya da çok hücrelilerdir. Alg ve bakteriler tek hücreli canlılardır ve bu canlılarda tüm yaşamsal aktiviteler hücre içerisinde gerçekleşmektedir. Fakat insan, köpek, kedi vb. gibi çok hücreli canlılarda hücreler devamlı iletişim ve işbirliği içerisindedir ve devamlı madde ve hormon alış-verişi içerisinde bulunurlar. Hücre yapısı başlangıçtae basit görünsede derinlerine inildikçe ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Hücreyi tanımak için hücrenin yapısını da iyi öğrenmek gereklidir.

Hayvan ve bitki hücreleri arasında bazı önemli farklılıklar bulunur. Hayvan hücresi küresel yapıda, bitki hücresi ise köşelidir. Aynı zamanda bitki hücresinde kloroplat bulunurken hayvan hücresinde bu mevcut değildir. Organeller bölümü anlatılırken bunu daha detaylı inceleyeceğiz. Şimdi hücrenin yapısına bir göz atalım.

Hücrenin Yapısı:
Hücrenin yapısı ele alınırken en dıştan en içe doğru olmak üzere 3 kısımdan inceleyebiliriz.
Bunlar;
- Hücre zarı
- Stoplazma
- Nukleus (çekirdek)’tir.

Hücre Zarı:
Hücre zarının yapısı en basit şekilde fosfolipit olarak adlandırılan bir tabakadan oluşmaktadır. Şekilde de görüldüğü üzere fosfolipit tabakası birbirine arka arkaya dayanmış molekül gruplarından oluşur. Kolesterol molekülleri protein-lipid tabakadaki sırt sırta vermiş molekülleri birbirlerine bağlamak için iş görür. Zar proteinleri ise ya iyon transferinde veya karbonhidratlara yataklık etmede görev almaktadır. Şekilde mavi renkteki yapılar zar proteinleridir. İçerisindeki kanallar zarın seçici geçirgen niteliğini belirlemektedir.

>>>Devamı için lütfen aşağıdaki indirme adresini tıklayarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Slayt ile ilgili aramalar ve slaytta geçen konu başlıkları: hücre hakkında slayt, hücrenin yapısı ile ilgili slayt, hücredeki elemanlar ppt sunum, hücre zarı nedir? hücre zarının görevi, hücre zarının özellikleri, sitoplazma nedir? sitoplazmanın görevi nedir? organeller, ribozom, endopazmik retikulum, golgi cisimciği, lizozom, mitokondri, kloroplast, çekirdek

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN < --

Hücre Adlı Sunumu İndirHücre Slayt

17 Şubat 2012 Saat : 11:48
Okunma
admin
devamını oku

Vaginitler Slayt

VAGİNİTLER SLAYT

Sunuda bulunan bir kısım;

Her yıl 5-10 milyon civarında hasta vulvavaginit nedeniyle doktora başvurmaktadır. Vaginal akıntı jinekologlara başvuran hastalar arasında ilk şikayet oluşturmaktadır.
En sık vaginit sebebleri:
a) Bakteriyel vaginosis %60
b) Kandidal vaginit %20
c) Trikomoniasiz%13-15

SINIFLAMA A
KGSE’ları anatomik lokalizasyona göre;
1- Alt genital traktüs infeksiyonları (vulvovaginitler).
2- Üst genital traktüs infeks (PID).

SINIFLAMA B
Ajanın ekzojen veya endojen olmasına göre;
1-cinsel yolla bulaşan hastalıklar.
2-vajinal ekosistemin bozulması ile indüklenen endojen ajanlarla oluşan hastalıklar.

Cinsel yolla bulaşan:
- trichomonas v.
- chlamydia trachomatis
- neisseria gonorrhoeae
- candidiasis
- treponema pallidum(sifiliz)
- genital herpes
- HPV
- HEPATİT
- HIV

>>>Devamı için lütfen aşağıdaki indirme adresini tıklayarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Slayt ile ilgili aramalar ve slaytta geçen konu başlıkları: vaginitler hakkında slayt, vajinit ile ilgili slayt, vaginitler ppt sunum

–> SUNUMLAR ANA SAYFASINA DÖN < --

Vaginitler Adlı Sunumu İndirVaginitler Slayt

17 Şubat 2012 Saat : 11:42
Okunma
admin
devamını oku

Hamilelikte Kırmızı Et Yemek Zararlı Mıdır?

Hamilelik sırasında aşırı kırmızı et almak doğacak erkek çocuklarında kısırlığa neden olabilir. Uzman doktor Murat Berksoy bu konuda konuştu. Verdiği bilgiye göre, fazla et bebeğin menisini etkiler, az miktarda karbonhidrat ise kilo, şeker hastalığı riskini artırmaktadır.

hamilelikte kırmızı et

Anne adayı olan kadınların beslenmelerine çok dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü onların beslenmeleri ileride doğacak bebeklerinin DNA yapılarında önemli değişikliklere sebep olmaktadır. Öyle ki, çok hassas olan bu dönemde ağır metal, kimyasal toksinlere maruz kalmak çocuklarda gelecekte yüksek tansiyon, şeker, kalp-damar, zihinsel yetersizlik gibi sorunlara neden olabilir. Bu sebeple kadınlara, gelecek nesillerin daha sağlıklı yetişebilmesi için beslenme ile ilgili daha fazla destek verilmeli, kadınlar beslenme konusunda bilgilendirilmelidir.

Berksoy, çocuk sahibi olmak isteyenlere bazı tavsiyelerde bulundu. Çocuk sahibi olmak isteyenler öncelikle D vitamini, iyot, Omega 3, B12 vitamini, folik asit, A vitamini almalı ve demir noksanlıkları varsa bunu ortadan kaldırmalılar.Hamilelikte Kırmızı Et Yemek Zararlı Mıdır?

17 Şubat 2012 Saat : 11:35
Okunma
admin
devamını oku

Bebeğe Gösterilen İlgi ve Şefkat Onun İleride Hayatını Etkiliyor

ABD’nin Minnesota Üniversitesi’nden Dr.Jeffry A. Simpson, 12-18 aylık bebeklerle yaptığı deneylerinde bebeklerin bu zamanlarda ki duygusal kazanımlarının, bu bebeklerin 20 yıl sonra gelişecek duygusal ilişkilerine etki ettiğini tespit etmiştir. Simpson, bebeklere nasıl davranıldığının ve onlara ne kadar şefkat gösterilip sevildiğinin bebeğin hafızasına yerleştiğini vurguladı. Yine Dr.Simpson, insanların mevcut durumlarının yükünü taşımak için ellerinden geldiği kadar geçmişte olanlarla ilgili uygun yol aradığını da kaydetti. Düşük gelirli annelerin çocuklarının durumunu araştıran bilim adamları, bu çocuklarda ergenlik yaşına ulaşanlarının annelerini nasıl stresli durumlara düşürerek, bu dönemlerde nasıl tepkiler verdiklerini araştırdı.

bebeklere ilgi, şefkat ve sevgi göstermek

Çocuklarla, gençlik dönemlerine kadar sosyal ve duygusal durumun belirlenmesi için düzenli şekilde araştırmalar yapıldı. Çocukların yakınlarıyla, en iyi dostlarıyla ve daha sonra sevgilileriyle tartışmalarında nasıl davrandıkları gözlendi.

Henüz bebek iken yaşananların gençlik dönemine etkisi psikolojide yeni bir tartışma değildir. Ancak bunun spekülasyon olduğunu belirten bilim adamları, anne-çocuk ilişkisi ile sevgili ilişkisinin öğrenildiği bu araştırmanın, önceki varsayımlar için delil niteliğinde olduğunu vurguladılar.

Araştırmanın sonuçları “Current Directions in Psychological Science” dergisinde yayınlanmıştır.Bebeğe Gösterilen İlgi ve Şefkat Onun İleride Hayatını Etkiliyor

17 Şubat 2012 Saat : 11:29
Okunma
admin
devamını oku

Baş Ağrısının Sebepleri Nelerdir?

Baş Ağrısı
Baş ağrısının bir çok nedeni vardır. Baş ağrısına neden olan faktörlerden en önemli olanı strestir. Aile içerisinde görülen ve işteki sıkıntılar, gürültülü çalışma ortamları strese neden olabilir.

baş ağrısının sebepleri nelerdir

Stresten kaynaklanan baş ağrıları, boynu, omuzları ve başı etkiler. Omuz ve boyun kaslarında oluşan ağrılar direkt olarak baş bölgesine etki eder. Bu nedenle sizi strese sokan nedenleri ve bunlara karşı neler yapabileceğinizi bir gözden geçirmelisiniz. Örnek verecek olursak strese karşı bazı durumlarda iyi bir masaj çok iyi gelebilir. Eğer masaj yaptırma gibi bir durum söz konusu olmuyorsa, sessiz ve ferah bir ortamda birkaç dakika uzanın ve sizi strese sokabilecek hiçbir şey düşünmemeye odaklanın. Sadece kendinizi dinleyin. Tüm bunların yanında hafif bir ağrı kesici ya da aspirin alabilirsiniz.

Ara sıra baş ağrılarından yakınan kişiler beslenmelerine dikkat etmelidir. Örneğin, azar azar, sık ??sık yemek, eğer varsa alerjik olduğunuz gıdalardan uzak durmak, alınabilecek en basit önlemlerdir.

Baş ağrısının başlıca nedenleri şunlardır:
- Vücuttaki enfeksiyonlar
- Geçici sıkıntılar
- Kalabalık mekanlar ve gürültü
- Kan şekerinin düşük olması
- Düzensiz uyku
- Alerji
- Aşırı üzüntü, stres, sinir bozukluğu gibi durumlar

Baş Ağrısı İçin Doktora Müracaat Etmenizi Gerektirecek Durumlar:
- Kol ve bacaklarda zayıflık, kusma, çift görme, konuşma bozukluğu veya yutma güçlüğü ile birlikte şiddetli başağrısı varsa.
- Aniden ve ortada herhangi bir neden olmaksızın gece sizi uykudan uyandıracak kadar şiddetli baş ağrısı.
- Baş yaralanmalarından sonra oluşan hafıza yetersizliği, baş dönmesi, bulantı, kusma ve baş ağrısı varsa.
- Hararet yüksekliği, gözlerde kamaşma, bulantı ve boyun ağrıları ile birlikte şiddetli baş ağrısı varsa.
- Sabah uyanıldığında başın arkasında hissedilen ve bütün gün devam eden zonklamalar.- Bellek, konuşma ve görmede çeşitli problemler doğuran ağrılar.
- Vücudun dengesini kaybetmesi ile birlikte görünen acılar.

Yukarıda anlatılan durumlardan birini veya bir kaçını aynı anda yaşıyorsanız ciddi bir sorunla karşı karşıya olma ihtimaliniz fazladır. Bu tür durumları yaşıyorsanız mutlaka bir uzmana başvurmanız gerekir.

Aramalar: baş ağrısının nedenleri, baş ağrısı için doktora gitmek gerekir mi? baş ağrısına neden olan şeylerBaş Ağrısının Sebepleri Nelerdir?

17 Şubat 2012 Saat : 11:22
Okunma
admin
devamını oku
 Son Yazılar FriendFeed